İsveç'te yeni yapılan bir çalışmada bulaşıkları makinede yıkamak yerine elle yıkamanın çocuklarda alerjileri önleyebileceği saptandı. Buna ek olarak, çalışmada fermente veya çiftlikten satın alınmış gıdalar tüketmenin alerji olasılığını daha da azaltabileceği iddia ediliyor. 23 Şubat' tarihinde Pediatrics sayfasında yayınlanan çalışmada 7-8 yaşları arasındaki 1029 çocuğun ailelerinin günlük ev işi uygulamaları konusunda bir ankete verdikleri yanıtlar incelendi.İsveç'in Gothenburg kentindeki Queen Silvia Çocuk Hastanesi'nden Doç.Dr. Bill Hesselmar ve arkadaşları bulaşıklarını ağırlıklı olarak elde yıkayan ailelerin çocuklarında alerjilerin ağırlıklı olarak bulaşık makinesi kullanan ailelerin çocuklarındakilerden daha az yaygın olduğunu saptadı. Araştırmacılar "daha az verimli bir bulaşık yıkama yöntemi" olan elle yıkayarak kirli tabak çanak ve kap kacak üzerinde bırakılan bakterilerin olguların alerjenlere karşı tolerans geliştirmesine yardımcı olduğu varsayımında bulunuyor. Araştırmacılar "Düşük hijyen standartları ve mikroplara maruziyetin artmasının düşük alerji riski bulunan ortamlarda sık rastlanan ortak payda" olduğuna dikkat çekiyorlar.

Bulaşıklarını elle yıkayan ailelerin çocuklarının %23'ünde egzama öyküsü varken, ağırlıklı olarak bulaşık makinesi kullanan ailelerin çocuklarında bu oranın %38 olduğu saptanmıştır. Bulaşıkları elle yıkayan ailelerdeki çocukların sadece % 1.7'sinde astım varken, bulaşık makinesiyle yıkayan ailelerde bu oranın % 7.3 olduğu bulunmuştur. Fark nazal alerjilerde daha azdır: elle yıkanan evlerde %10.3, bulaşık makinesiyle yıkanan evlerde ise % 12.9'dir. Lahana turşusu ve salatalık turşusu gibi fermente (probiyotik-yönünden zengin) gıdalar tüketmek ve çiftliklerden gıda almak kendi başına alerjiler konusunda anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Ancak araştırmacılar elle bulaşık yıkanmasıyla bir araya geldiğinde bu uygulamaların alerjilerde genel bir azalmaya denk düştüğünü saptamıştır.


Bulaşık makinesi kullanan ailelerde alerjik sorunu olan çocukların %46'sı doğrudan çiftliklerden alınan gıda yemiyordu ve fermente gıda tüketmiyordu. Öte yandan, bulaşıkları elle yıkayan ve iki koruyucu davranıştan en az birini uygulayan ailelerin çocuklarının sadece % 19'unda alerji vardı. San Fransisco Kaliforniya Üniversitesi'nden Doç.Dr.Laurence E. Cheng ve Toplum Sağlığı Uzmanı Dr. Michael D. Cabana araştırmayı "ilginç" bulsa da, bir çok soruya yanıt vermeyen  "kesin sınırlamaları" olan bir araştırma olduğunu belirtiyor. Örneğin, kap kacakta kalan rezidüel mikroplarla temasın etkileri yenen fermente veya çiftlikten satın alınan gıdalarınkinden neden daha güçlü olsun? Editörler elle yıkadıktan sonra kap kacak üzerinde kalan mikrop miktarı ve bileşimlerinin ve hijyenik olmayan saklama tekniklerinin incelenmesinin bu konuda aydınlatıcı olabileceğini önerisinde bulunuyor.

Ayrıca "Farklı yaşam biçimi seçimlerinin... ve mikroplara maruz kalmanın rolünü ortaya koyabilmek ve bu mikroplara maruz kalmanın alerjik hastalığı nasıl değiştirebileceği ve birincil bir korunma stratejisine yol açabileceğini anlamak için çok daha fazla klinik, dönüşümsel ve temel çalışma yapılması gereklidir." yorumunda bulunuyorlar. Çocuklar çalışmaya iki İsveç şehrinden katılmıştı: kuzeydeki Kiruna ve güneybatı kıyılarında Mölndal. Anket ise astım, nazal alerji ve egzama prevalansı tahmininde kullanılan Uluslararası Çocuklukta Astım ve Alerji Çalışmasından alınmıştır. İsveçli araştırmacılar bağışıklık ile evdeki uygulamalar arasındaki bağlantı konusunda daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulundu. Araştırmaları ankette ailelerin ne kadar zamandır söz konusu bulaşık yıkama yöntemini uyguladıklarının sorulmaması gibi sınırlamalar içeriyordu. Ayrıca elle yıkamanın bağışıklıkta rol oynayabilecek olan yakın mahallelerde yaşamak gibi başka yaşam biçimleriyle de örtüşme olasılığının bulguların üzerine gölge düşürdüğünü belirtiyorlar.


Görseller temsilidir. 

Referans: http://www.medscape.com/viewarticle/840268 

Son erişim Tarihi: 08.12.2015

TK/CEX/0016/17